ANASAYFA FİRMAMIZ HAKKINDA RESİM GALERİSİ SERVİS SÖZLEŞMESİ BANKA HESAP NO İLETİŞİM
Sitede Ara
Language
Afyon Menü
Anket
Hangi Çiçeği Seversiniz
Gül
Şebboy
Orkide
Papatya
Karanfil
Reflü Ve Beslenme
Tarih 13/10/2008 13:58 Yazar yarenim Hitler 268
Print Pdf RSS
Reflü Ve Beslenme

Reflü kelime anlamı olarak geriye kaçış demektir. Gastroözofageal reflü; mideden (gastro) yemek borusuna (özofagus) kaçı? ?ı gösterir. Çocuklarda da sıklıkla karşılaşılan bir sorun olmakla birlikte sitemizde genellikle erişkin hastalarla ilgili bilgiler verilecektir.

Reflü hastalığı Batı Avrupa ve ABD'de tı bbın en yaygın hastalığı olarak kabul edilmekle birlikte ülkemizdeki tanınma oranı çok düş üktür. Yaptığı mız bir çalışmada "reflü" kelimesini duyma oran? ?nın % 0.2 olduğunu göstermiştik. Hastalık sıklığı ise ülkemizde de diğer ülkelere eşit olarak erişkinler arasında %20 oranındadır; yani her beş erişkinden birisinde reflü hastalığı vardı r.

Son yıllarda kitle iletişim araçları nın yoğun ilgisi ile biraz daha fazla duyulur oldu. Her yeni duyulan hastalığın üç zamanlı bir akışı olur; önceleri kimse bilmez. Zamanla hastalık adı yayılmaya başlar ve yaygınlığı ile paralel doğ ru/yanlış tanılar da artar. En sonunda ülkemize ait bilimsel verilerin de ortaya koyulmasıyla gerçek sıklık, tanı ve tedavi yaklaşımları yerleş ir.

Reflü şu anda yavaş yavaş ikinci aşamaya geçiyor, tanınma ve öneminin anlaşılması a? ?amasında. Şimdiden yanlış yere reflü tanısı koyulmuş veya başta kanser olmak üzere kulaktan dolma yanlış bilgilerle panikleyerek yardım arayanlar artmaya baş ladı. Sitemizde bu konuya detaylı biçimde incelemeye çal? ?şacağız.

Hastalığın ülkemizdeki durumu hakkında yeterli veri yoktur. Yapılan bir çalışmada toplam 3.5 milyon yemek borusu-mide (özofagogastroduodenal) hastalık reçetesinden sadece % 1.8'inin yemek borusu (özofagus) hastalığı grubu içerisine koyulmuştur.

Her basamaktaki hekimin mide yakınmaları ile başvuran hastalarına kısaca:

"göğüs kemiğ inizin arkasında yanma veya rahatsızlık hisseder misiniz?"

"ağ zı nıza acı-ekşi su veya yedikleriniz gelir mi?" sorularını sorması tanı yı koyduracaktır. Bu soruları rutine sokan bir hekimin GÖRH tanısındaki artışlar ş aşırtıcı oranlara ulaşacaktır.

Gastroözofageal Reflü Nedir?

Reflü tanım olarak mide içeriğinin bir zorlama olmaksız? ?n yemek borusuna geçmesi ve yakınmalara ya da yemek borusu alt ucunda lezyonlara, hasara (ülser vs gibi) yol açmas? ?dır.

Reflü hastalığı bulgularını klasik bulgular ve yemek borusu d? ?şında yarattığı sorunlar olarak ayı rabiliriz

Klasik bulgular:

1) Göğüste yanma (heartburn, pirozis): Ne yazık ki kesin bir türkçe karşılığı olmayan bu yakınma bazen doğ rudan göğüs kemiği arkasında, bazen de mideden göğüse yayılan bir yanma hissi şeklinde tanımlanır. Esa sorun yemek borusu kaynaklı yanmanın kalp yanmasından ayrılmasıdır. Özellikle yemeklerden birkaç saat sonra bazen de gece uykudan uyandıracak şiddette oluşur.

2)Ağıza acı- ekşi su, yemeklerin gelmesi (regürjitasyon): Genellikle ağır bir yemeği izleyerek ortaya çıkar. Bazen göğüste yanma ile birlikte bazen de tek ba? ?ına ortaya çıkabilir. Gece boğulmaları tanımlayan hastalarda özellikle önem taşır.
 


REFLÜNÜN TİPİK OLMAYAN VEYA YEMEK BORUSU DIŞI SORUNLARI:

Tipik olmayan sorunlar:

Göğ üs ağrısı

Mide ağrısı

Bulantı

Yemek borusu dış ı sorunlar? ?:

Dişte erozyonlar

Boğaz sorunları

Ses kısıklığı

Boğazda dolgunluk hissi (globus)

Boğaz temizleme

Ses tellerinde sorunlar (ses düşmesi vs)

Ses tellerinde polip, nodül vs

Larenjit

Akciğer sorunları :

Müzmin öksürük

Astma

Akciğerlere mide içeriği kaçması

Yineleyen zatüre

Uykuda solunum bozuklukları

Yemek borusu dışında yarattığı sorunlar:

1. Boğaz sorunları (faringolaringeal reflü): Sürekli boğaz temizleme, ses kısılması ve kaybı, sürekli farenjit veya larenjit sorunu tanı mlayan olguların önemli bir kısmında reflü hastalığ ı bulunur.

2. Öksürük ve astımla ilişkisi (özofagopulmoner reflü): Sürekli öksüren her üç hastanın ikisinde esas nedenin reflü hastalığı olduğu gösterilmiştir. Astım ile reflü arasında yumurta-tavuk benzeri bir neden-sonuç ilişkisi olduğu söylenebilir. Biri diğerini kötüleştirir.

3. Kalp dışı nedenlerden kaynaklanan göğ üs ağrısı (Nonkardiak chest pain): Reflü hastalığı bir grup hastada kalp ağrısından ayrılması neredeyse olanaksız şekilde göğüs ağrısı oluşturur. Bu hastalara koroner anjiografi dahil tüm tetkikler yapılmış olsa da kalbe ait sorun saptanamaz.

4. Diş sorunları: başta çocuklar olmak üzere bir grup hastada dişlerde doku zedelenmesi (erezyon) oluş turmaktadır.

Reflü Hastalığının Tanı sı Nasıl Konur?

MUTLAKA doktora baş vurulmalı dır. Lütfen bu sitede yazılanları okuyup kendi kendinizin veya eşinizin dostunuzun doktorluğunu üstlenmeyin. Onarılmaz hatalara neden olabilirsiniz. Tabloda halen kullanılan tanı yöntemlerinin bir listesini görebilirsiniz.

REFLÜ HASTALIĞINDA TANI YÖNTEMLERİ

Yakınmaların varlı ğı / deneme tedavisi

Baryumlu üst sindirim sistemi radyolojisi (ilaçlı mide filmi diye bilinir)

Üst sindirim sistemi endoskopisi ve biyopsi (parça alı narak patolojide incelenmesi)

24 saat boyunca yemek borusuna kaçan asidin ölçülmesi (pHmetri)

Yemek borusu kasılmalarının değerlendirilmesi (manometri)

Sintigrafi (sadece çocuklarda ve kı sıtlı yarar sağlar, erişkinlerde kullanılmı yor)

Yemek borusuna asit verilerek yanma oluşup oluşmad? ?ğının testi

Eğer reflü yakınmaları tipik ve özel durumlar söz konusu değilse hekimin doğrudan ilaç tedavisine baş layıp sonucunu değerlendirmesi artık genel kabul görmüş yaklaşımdır. Bu amaçla proton pompası inhibitörleri denilen ilaçları günde iki kere (sabah-akşam aç karnına) başlayıp 2 hafta sonra yakınmaların kaybolduğunun görülmesi tanı koydurucudur. Reflüde iki haftalık bu tedavi ile yakınmalar ortadan kaybolur fakat süre kısa olduğundan neredeyse her zaman tekrarlar. Tekrarladığında hekimin tanıdan emin olması ve artık daha uzun süreli tedaviye başlaması önerilir.

Üst sindirim sistemi endoskopisi ve biyopsi (parça alınarak patolojide incelenmesi):

Endoskopi tamamen esnek bir borunun hekim tarafından hastanın ağzı ndan yemek borusu, mide ve onikiparmak barsağı na ilerletilerek bu kısımların optik yöntemlerle ve göz ile incelenmesine verilen isimdir. İşlem sırasında çoğu kere mide ve yemek borusundan parça al? ?narak patolojinin desteği sağlanır ve tanıların kesinleştirilmesinde bu destek çok önemlidir. Parça alı nmasının riskli olduğu ve başta kanser olmak üzere hastalıkların yayılacağı fikri endoskopik olarak KESİNLİKLE yanlıştır. Son yıllarda geli? ?tirilen başarılı anestezi teknikleri sayesinde işlem kolayca ve acısız olarak yapılabilmektedir.

Endoskopi kimlere gerekmektedir?

Endoskopi Barrett denilen durumu erken yakalamak amacıyla yapılır. Barrett; uzun süreli reflü nedeniyle hasarlanan yemek borusu hücrelerinin ince veya kalın barsak hücrelerine dönüşmesi sonucu ortaya çıkar. Bu durum bir kanser öncüsü olarak kabul edilir ve izlenir. En çok 50 yaşını geçmiş ve 5 yıldan uzun süredir reflü yak? ?nması bulunan erkeklerde görüldüğ ünden bu gruptaki kişilerin hayatlarında bir kere endoskopi yaptırmaları önerilmektedir. Reflü nedeniyle endoskopi yapılanların sadece %1- 2'sinde Barrett bulunur ve bu zeminde kanser riski %1'in altındadır. Diğer ve ÇOK ÖNEMLİ bir endoskopi gereksinimi ALARM BULGULARI dediğimiz ve kanser kuşkusu uyandıran bulguların varlığıdı r. Bu bulgular tabloda özetlenmiştir.

ALARM BULGULARI (Varsa Hemen Endoskopi Yapılmalıdır !)

Geçirilmiş üst sindirim sistemi kanaması (ağı zdan kahve telvesi şeklinde kusma ve/veya simsiyah, pis kokulu dışkılama)

Yutma güçlüğ ü (lokmalar göğüste takılır ve sıklıkla su içirilerek geçirilmeye çalı? ?ılır)

Yutarken ağrı duyma

Açıklanamayan kilo kaybı

Kansızlık (hele ki erkeklerde görüleni MUTLAKA ayrıntılı inceleme gerektirir, kadınlarda aşırı adet kanaması nedeniyle oluşan kayıp durumu yoksa inceleme ş arttır)

Gaitada (dışkıda) Gizli Kan saptanması: bu test 40 yaşını geçmiş herkesin 6 ayda bir check-up amacıyla yaptırtması gereken bir incelemedir. Ağızdan anüse sindirim sisteminin herhangi bir kısmındaki bir hastalıkta kanama olabilir ve bu azıcık kan dı şkı ile atılırken saptanabilir. Ailesinde sindirim sistemi kanseri olanların 30'lu yaşlarda başlamaları önerilir.

50 yaş? ?nın üzerinde 5 yıldan daha uzun süreli reflü yakınmaları bulunan erkekler

Kime endoskopi gerekmez?

Öncelikle alarm bulguları olmayan basit reflü hastalarında ilk tercihin endoskopi olmadığı vurgulanmalı dır. İlaçla deneme tedavisi seçilmelidir. Yapılan endospide Barrett veya darlık saptananlar hariç reflü yakınmaları ilaçla düzelen hastaları endoskopik olarak takip etmek yani sürekli endoskopi yapmak da gerekli değildir. Yine de hekiminiz tekrar endoskopi isterse iyi bir aç? ?klama yaptırın, ikna olursanız hekiminizi dinleyin. Çünkü bu saydıklarımız genel kurallar olup her hasta kendine özgü olarak değerlendirilmelidir.

Endoskopi işlemine hazırlık:

Hasta, kullanmakta olduğu ilaçlar için doktoruna danı şmalıdır. Girişimden en az 8 saat öncesinden itibaren katı veya s? ?vı gıda alınmaması önerilir. Ortalama 10-15 dakika sürebilecek girişim sonrasında eğer anestezi uygulanmışsa hastan? ?n dikkat gerektiren işleri yapmaması, araba kullanmaması önerilir. Anestezi uygulanmadıysa kısıtlama yoktur. Boğaz uyuş turan bir ilaç sıkıldığından işlemden sonra genellikle 1-2 saat yenilmemesi, içilmemesi önerilir. Doktor tarafından farklı bir öneride bulunulmadıkça ilaçlara devam edilir.

TEDAVİ:

Tedavide kullanı lacak ilaçlara MUTLAKA hekim karar vermelidir. Bu sitede detaylı olsa da genel bilgiler verilmektedir. Lütfen sadece okuduklarınızla ilaç baş lamayın, ilaç değiştirmeyin, reflü ile ilgilenen bir hekime danı şın. Aksine davranışta ortaya çı kabilecek olumsuz gelişmelerden bu sitenin yöneticileri hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.

İlaç tedavisinin nasıl olacağı konusunda kesin kriterler yoktur. Sıklıkla kullanılan iki tedavi yönteminde ilaçlar hafiften güçlü olana veya tam tersi bir sırayla baş lanabilir. Tüm olgularda yaşam tarzı değişiklikleri tabii ki vurgulanmalı dır. Hangi rejim kullanılırsa kullanılsın reflü tedavisinin aylarca sürmesi gerektiğini tekrar vurgulayalım. Örneğin iki haftalık kısa bir tedaviden sonra yakınmaların kısa sürede yinelemesi olası lığı çok yüksektir.

Bir başka ve bizce en uygun tedavi yaklaşımı hastaya göre ilaç başlama tekniğidir. Burada dogmalara yer vermeden yakınma ş iddetine göre ilaca başlanır. En hafif olgular 1. basamağı oluşturur. Ağır hastalar ise 3. ve son basamakta yer alır. Bu yaklaşım biçiminde:

1. basamak: Hastalığa bağlı yandaş sorunların bulunmadığı olgular: genellikle bir zararlı faktör veya hastalığı artıracak bir hatanın ardından oluşur (aşı rı yemek, içki, stress).

Genellikle ciddi bir yakınma yoktur.

Haftada 2-3 ataktan azdı r.

Yandaş yakı nmalar (reflünün yemek borusu dışı bulguları; aşağıya bakınız) yoktur.

Tedavi önerisi: Sosyal önlemler, aljinik asit, H2 blokerleri, Antiasitler?

2. basamak: Orta sıklıkta yakınmalar vardır.

Haftada 2-3 ataktan fazla fakat henüz müzminleşmemiş olgular.

Tedavi önerisi: Tek doz proton pompa inhibitörü (sabah, aç)

3. basamak: Ağır olgular.

Sürekli ve kesilmeyen yakınmalar vardır.

Tedavi kesilince hı zlı, hemen tekrarlama olur.

Reflüye bağlı yan etkiler: Barrett, striktür olabilir.

Yemek borusu dışı nda ortaya çıkan reflü sorunları yani boğaz ve akciğer problemlerinde yüksek doz proton pompa inhibitörü (sabah, akşam bir aç), uzun süre kullanılır. Bir süre yüksek doz verildikten sonra azaltılarak kesilmeye çalışı lır. Son zamanlarda hastanın yakı nması oldukça ilaç almasını öneren tedavi rejimleri gündeme gelmeye başlamı ştır.

RankRankRankRankRank
Yorum Yok.
Ziyaretçilerimiz
Merhaba Ziyaretçi
» IP: 38.107.179.241
Kullanıcı Adı
Şifre
Şifremi Unuttum
Kayıt

En son 5 Kullanıcı
aliihsan0303 nurihoca03 fatma bruzai mk_mehmet

Online Kişiler
6

Online Kullanıcılar
0

Online Ziyaretçiler
6
01:  Unknown 178.154.x.x
02:  United 

states 38.107.x.x
03:  United 

states 38.107.x.x
04:  United 

states 38.107.x.x
05:  United 

states 38.107.x.x
06:  United 

states 38.107.x.x

» Çoğul
1666378
» Tekil
303183
Son Hazırlananlar
Dostlarımız
COPRİGHT 2007 Tüm Hakkı Saklıdır