ANASAYFA FİRMAMIZ HAKKINDA RESİM GALERİSİ SERVİS SÖZLEŞMESİ BANKA HESAP NO İLETİŞİM
Sitede Ara
Language
Afyon Menü
Anket
Hangi Çiçeği Seversiniz
Gül
Şebboy
Orkide
Papatya
Karanfil
Uyuşturucu madde bağımlılığ ı
Tarih 03/11/2008 16:18 Yazar yarenim Hitler 639
Print Pdf RSS
Uyuşturucu madde bağımlılığı

İnsanlarda sakinleştirici, keyif veren veya uyarıcı etkileri olan, giderek daha fazla alma isteği doğuran, bırakıldığında yoksunluk belirtileri doğuran kimyasal maddelere ve ilaçlara uyuşturucu madde adı verilir.Zararlı etkileri bilindiği halde uyşturucu maddelere karşı duyulan sürekli alma isteğinin engellenememesine uyuşturucu madde bağımlı lı ğı denir.
Uyuşturucu maddelerin bir kısmı tedavi amacıyla kullanılır.Bir kısmı isesadece keyif verici veya uyarı cıetkileri sebebiyle kullanı lmaktadır.Tedevi amacıylakullanılan maddeler de doktor kontrolü dış? ?nda sakinleştirtici veya keyif verici etkileri sebebiyle kötü kullanı lmakta ve bağımlılığa yol açmaktadır.Uyuşturucu maddeler yı llardır ruhsal duruma olumsuz etkileri olduğu bilinen maddelerdir.Günümüzde en geliş miş ülkelerden geri kalmış ülkelere kadar çok yaygın olarak uyuşturucu madde kullanılmaktadır.Bazı ülkeler uyuşturucu madde kullanımı ve taş? ?nmasına ağır cezalar uygulamaktadır. Bazı ülkelerde ise bu serbest bırakılm? ?ştır.

A) Uyuşturucu Maddeler Ve Etkileri:
Uyuşturucu olarak kullanılan birçok madde vardır. Bunların kimyasal yapıları birbirinden farklıdır. Kullanı ldıklarında merkezi sinir sisteminin farklı bölümlerini etkileyerek değişik belirtilere yol açarlar. Uyuşturucu maddeleri ve özelliklerini aşağıdaki gibi sınıflandırabiliriz.

Afyon, morfin, eroin grubu uyuş turucular:Bu grup uyuşturucular afyon bitkisinden elde edilir. Güçlü ağrı kesici özelikleri vardır. Merkezi sinir sisteminde yatıştırıcı etki yaparlar. Bu maddeler kullanıldığında sakinle? ?me, neşelenme meydana gelir. Kaygılar ve sıkıntılar kaybolur.Düş ünme yeteneği azalır, irade zayıflar.Kişilik bozukluğu,ilgisizlik, ruhsal çöküntü meydana gelir.Kan basıncı düşer, nabız ve solunum sayısı azalı r.Göz bebeklerinde küçülme, ağız kuruluğu, bulantı, kusma görülür. Çok kolay bağı mlılık yapan maddelerdir. Yoksunluk durumunda burun akıntısı, titreme, terleme, kramplar, panik ve bilinç kaybı meydana gelir.

Esrar:Hint kenevirinden elde edilen bir uyuşturucudur. Merkezi sinir sisteminde yatıştırıcı etki yapar. Özellikleri ve yoksunluk tablosu afyon ve türevlerine benzer. Kullanı ldığında rahatlama ve uyuş ukluk meydana getirir. Kişi bir rüya alemine dalar, halisinasyon görür. Uzun süre kullanıma bağlı olarak karakter kaybı ve akli durumda bozukluklar meydana getirir.

Barbituratlar ve sakinleş tiriciler:Barbituratlar, diazem benzeri sakinleştirici ilaçlar tıpta kullanılan maddelerdir. Bunların doktor kontrolü dı şında kullanlması bağı mlılığa yol açar. Merkezi sinir sisteminde yatıştırıcı etkisi olan bu maddeler kullanıldıklarında gevşeme, rahatlama ve uykuya eğilim meydana getirirler. Uzun süre kullanıldıklarında karaciğ erde kanser, kan dokuda bozukluk meydana gelir.

LSD, Meskalin, PCP:Bu grupta yer alan maddeler hayal gördürücü maddelerdir. Kullanıldıklarında önce neşe, sevinç ve tatlı hayaller görülmesine yol açarlar. Daha sonra endişe, panik, kusma, hafıza kaybı meydana getirirler.Şiddet eğilimine ve ruh hastalıklarına yol açarlar.

Kokain:Koka bitkisi yapraklarından elde edilen bir maddedir. Uyar? ?cı bir özelliği vardır. Kullanıldığı nda yalancı bir kuvvet hissi, konuşma isteğinde artma, cinsel uyarı yaratır. Daha sonra ruhsalçöküntü, halisinasyonlar, kalp ve solunum yetmezliği durumlarına yol açarlar.

Amfetaminler:Uyarıcı özelliği olan ilaçlardır. Genellikle doping amacıyla kullanılırlar.Uykusuzluk, aşırı haretlilik ve halisinasyona yol açarlar. Karaciğer hasarına sebep olurlar.

İnhalanlar:Solunum yoluyla çekilen uyuşturucu maddeler, solventerler (çözücüler), yapı? ?t? ?rıcılar gibi maddelere inhalanlar denir.Bu maddeler baş ağrısı, görme bulanıklığı, uyuş ukluk meydana getirir. Kısa sürede karaciğer ve böbrek hasarı, bilinç kaybı, kemik iliğinde baskılanma sonucu kansızlık meydana getirirler.
Bu maddelerin etkilerini bir bütün olarak ele alı rsak;

FİZİKİ ETKİLERİ
Beyin ve Merkezi Sinir sisteminde : Sigaradan itibaren bütün uyuşturucuların en büyük zararı ve tahribatı beyin ve merkezi sinir sistemi üzerindedir.

Bu sebeple beynin mazrufu olan aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kiş iyi dengeden, normal yaşam ve davranı şlardan uzaklaştırırlar.

Beyin ve akıl sağlığı nın en büyük düşmanı uyuşturuculardır. Bağı mlı larda beliren ilk olgu; akıl ve sinir hastalıkları ve arızalarıdır. Delilik, erken bunama, şuur kaybı, uykusuzluk, felçler hezeyan (say? ?klama, saçmalama, akıl dışı davranışlar ) hallüsinasyon (vehim, hayal görme, işitme vs. ) lar, zeka ve hafıza kayıpları.En kı sa ifade ile: Akıl hastalıkları, zihni ve ruhi karmaşa ve kaoslar.

Sindirim Sisteminde: Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmları, kanama ve yaraları, gastrit, ülser vs.
Karaciğer ve Böbreklerde: Bu zehirlerin organizmadan atılmasında en ağır görev bu organlara dü? ?mekte olup, karaciğer ve böbreklerde büyük arıza ve tıkanmalara, karaciğerde yetersizlik, yağlanma,sertleşme (siroz)...
Böbreklerde büyük tahribat, albümin, kan ve idrar çoğalması, tıkanmalar,ağır böbrek hastalı kları.
Gözlerde: Işık ve mesafede uyumsuzluk, şaşı lık gece körlüğ ü, göz bebeği büyümesi, küçülmesi, göz adele felci bilinen sonuçlar ve tezahürlerdir.
Solunum Sisteminde: nefes darlığı, öksürük, boğulma hissi, bu yolla kalp sıkı? ?maları, solunum felçleri ve ölümler bilinen olaylardır.
Kan organlarında: Kan,insan hayatının en önemli organı olup, uyuşturuculardan büyük zararlar görür. Kansızlık,kan zehirlenmeleri, kan hücrelerinde şekil ve miktar değişiklikleri, kanın korkulu arızası olan pıhtılaşma ve kangrenler başlıca arızalardı r.
Zehirlenme: Uyuşturucuların başta gelen olumsuzluğu zehirlenmeler ve bu yolla gelen ölümlerdir. İlk defa olursa HAD, tekerrür ederse "Müzmin Zehirlenme" adını alır.

SOSYAL ve MADDİ ETKİLERİ
Sosyal bir varlık olan insanın çevresi ile uyum içinde olması, ak? ?l ve zihin sağlığı ile mümkündür.
Bu sebeple akli ve zihni hayatın en büyük düşmanı olan uyuşturucular, insanın uyum gücünü zaafa ve iflasa götürmekle onu aileden, toplumdan ve çevresinden kopararak, yalnızlığa, bunalıma ve hemen ardından da sorumsuz, hipisel (hayvani) bir hayata mahkum eder. Bağımlıyı yaşayan bir ölü haline getirir. (Hip Kültür)
Bu sebeple, uyuşturucuların, bağı mlıya, aile hayatına, doğacak çocuklara, iş hayatına, aile ve ülke ekonomisine, ferdi ne toplumsal ahlaka (namus,iffet, şeref, haysiyet v.s.) verdiği zararlar ifadelere sığdı rılamaz.
İntiharların, cinayetlerin, her türlü fuhş iyat, gasp ve anarş inin temelinde uyuşturucu vardır.
İç ve dış düş manların en tahripkar silahı uyuşturucu ve uyuşturucu salgınlar? ?nın itici gücü olan uyuşturucu kültürü (hip kültür) dür. Cemiyetleri inkıraza götüren her türlü maddi ve manevi tahribat? ?n temeldeki sebebidir. Bunlar, ayrıca
AİDS, frengi, verem, kanser, kangren ve benzeri bir çok ölümcül hastalığın yayı lmasında da en büyük fail uyuş turucular ve bağımlılarıdır.

B) Uyuşturucu Madde Bağımlılığı: Uyuşturucu maddeler fiziksel ve psikolojik bağı mlılık meydana getirirler.
Psikolojik bağımlılık:Keyif verici maddeyi belirli aralıklarla alma isteği duyulmasına denir.Kişi maddenin yokluğ una bağlı huzursuzluk duyar.
Fiziksel bağ? ?mlılık:Merkezi sinir sistemi hücrelerinin normal görevlerini yapabilmeleri için alışılan maddeye sürekli ihtiyaç duyulmasına denir.Alışılan maddenin alı nmaması halinde vücutta ortaya çıkan belirtilere yoksunluk belirtisi adı verilir.Fiziksel bağımlılı kta yoksunluk belirtileri ölüme yol açacak kadar ş iddetli olabilir.

Maddenin kullanımıyla duyulan keyif ve mutluluk kişilerde tekrar kullanma isteği doğurmaktadır. Oluşan yalancı hayal dünyası na kavuşmak isteyen kişilerde psikolojik bağımlı lık meydana gelmektedir.Uyuşturucu maddeler merkezi sinir sistemindeki reseptör(alıc? ?) hücreler tarafından alınarak etkilerini gösterirler. Bu reseptörler kısa sürede uyuşturucuya alışır ve normal görevlerini yerine getirebilmek için uyuş turucuya ihtiyaç duyarlar. Böylece fiziksel bağımlılık meydana gelir.Fiziksel bağımlı l? ?kta yoksunluk durumu çok ağı rdır.Yoksunlukta psikolojik belirtilerin yanı nda merkezi sinir sistemine ait belirtiler görülür. Maddenin bulunamaması durumunda bulantı, çarpıntı, baş ağr? ?sı, panik, sıkıntı, terleme, saldırganlık, unutganlık, ishal, kişilik bozuklukları, bayg? ?nlık, koma ve ölüm görülebilir.Uyuşturucu maddeler, merkezi sinir sistemindeki reseptörleri etkilediği için bir kez dahi kullanmak bağımlılı ğa yol açabilir.Bu yüzden merak amcıylakullanmaktan dahi kaçınmalıyız.

1.Sebepleri
Uyuşturucu madde bağı mlılı ğının sebeplerini üç grupta toplayabiliriz.
Uyuş turucu maddenin yapısal özellikleri:Uyuşturucu maddelerin kimyasal yapı ları gereği merkezi sinir sisteminin reseptör hücrelerine bağlanarak etki gösterirler ve bağımlılık yaratırlar. Bu nedenle tedavi amacıyla verilen uyuşturucu nitelikteki ilaçların aşırı ve yanlış kullanı lmasıyla da bağımlı lık oluşmaktadır. Hekim önerisi ve kontrölü d? ?şında keyif almak veya sakinleşmek amacıyla uyuşturucu özelliğindeki ilaçların kullanılmasına kötüye kullanma adı verilir.Ağrı kesiciler dahil bir çok ilaç hekim önerisi dışında kullanı lmakta, bu durum direnç arttırımına(tolerans) ve bağımlılı ğa yol açmaktadır.Örneğin; kaza veya ameliyat sonucu kullanılan kuvvetli ağrı kesiciler kolaylıkla bağımlılık oluş turabilmektedir.

Kişisel özellikler:Uyuş turucu madde bağımlıl? ?ğ ı özellikle gençler arası nda hızla yayılmaktadır. Ergenlik dönemi problemleri arasında bocalayan gençler sorunlarının çözümünü uyuş turucularda aramaktadır.Grup arkadaşlarının baskısı, onlara uyum sağlama isteği, merak ve macera tutkusu, yasaklara karşı gelme isteği, sorumluluktan kaçma, ba? ?arısızlık ve güvensizlik gibi duygulardan kurtulma gibi nedenlerle kişiler uyuşturucu maddeleri denemektedir."Nasıl olsa ben alışmam, bir defa denemekten ne çıkar, istediğim zaman b? ?rakırım" gibi dü? ?üncelerle kişiler uyuşturucu bağımlısı haline gelirler.

Çevresel faktörler:Uyuşturucu madde bağımlılığında sosyal çevrenin önemli rolü vard? ?r. Aile içindeki huzursuzluklar, aşırı kısıtlayıcı ve baskıcı tutumlar veya aşırı serbest davranılması, ailede uyşturu kullanan bireyler olması gibi sebepler kiş ileri uyşturucuya itebilir. Arkadaş gruplarının baskısı veya özendirmesi uyuşturucuya baş lamakta etkendir. Özellikle ergenlik döneminde grupların etkisi fazladır. Uyuşturucu satıcıların? ?n hedef kitlesi gençlerdir. Lise ve üniversite gençleri aras? ?nda uyuşturucu madde kullan? ?mı yaygınlaştırarak büyük paralar kazanmaktadırlar. Bazı ülkelerde uyu? ?turucu kullanımına hoş görüyle bakılmakta ve suç sayılmamaktadır. Bu durum bağımlılığın yayılmasına yol açmaktadır. Ülkemizde uyuşturucu maddelerin üretimi, ithali, alımı, satımı, bulundurulması, alımına yardı mcı olunması ve sahte reçeteyle alınması ş uçtur ve ağır cezalar uygulanmaktadır. Güçlü ağrı kesiciler ve sakinleştirici ilaçlar da özel reçetelerle satılmakta Saklık Bakanlığı tarafından s? ?kı şekilde denetlenmektedir.

2.Sonuçları:
Uyuşturucu madde bağımlılığı üç dönemde incelenebilir.
Alışma dönemi : Uyu? ? turucu maddeyle ilk tanışma dönemidir. Bu dönemde yalancı bir dünyaya dalarak keyif alma duygusu ön plana çıkar. Kişi kararsızdır, uyuşturucuya başlamamak için direnir. İstediği zaman uyuşturucuyu bırakacağını düşünür. Vücutta kalıcı bir fiziksel hasar yoktur.Gerekli tıbbi yardım yapılı rsa kolaylıkla uyuşturucuyu bı rakabilir.Kiş ilerde yersiz davranışlar, aşı rı neşe ve durgunluk, dalgı nlık, unutkanlık arkadaşlardan ayrılarak yeni gruplara katılma gibi deği? ?iklikler uyuşturucu kullanmaya başladığının belirtileridir.

Doyma dönemi:Bu dönemde kişi yaş antısını devam ettirebilmek içinuyuşturucu maddeyi kullanmak zorundadır.Artık keyif alma ihtiyacı yoktur.Maddenin yoksunluğunda büyük sıkıntı ve problemler
doğmaktad? ? r.Görme bulanıklığı, göz bebeklerinde küçülme, ağız kuruluğu, ellerde titreme, nabız ve solunum sayısında azalma,tansiyon düş üklüğ ü, kabızlık, hafızada zayuflama, ruhsal durgunluk, dikkatsizlik, irade ve kişilik kaybı, hallüsinasyonlar vardır. Karaciğer, kalp, solunum ve sindirim sisteminde hasarlar ortaya çı kmaktadır.Bağımlın? ?n gittikçe daha fazla miktarda maddeye ihtiyacı olmaktadır. Bu dönemdeki bağımlıyı kurtarmak için ciddi bir tedavi gereklidir.

Dü? ?künlük dönemi:Bu dönemde organlarda ağır hasarlar ve ruhsal çöküntü görülür. Kalp ve solunum problemleri, karaciğer hastalıkları ortaya çıkar. Aş rı zayıflama, kusma, kalp ve solunum yetmezliği görülür. Bağımlının hastalıklara karşı direnci azalır. Zatürre hepatit(sarı lık) AIDS gibi hastalıklar meydana gelir. Beyin hasarı, kişilik kaybı, ağır ruhsal problemler ortaya çı kar.Kişi kendine bakamaz ve yardıma muhtaç hale gelir. Madde bulabilmek için her yolu dener, hatta suç işleyebilir. Yaşantı sını devam ettirebilmek için aldığ ı uyuşturucu miktarını arttırmak zorundadır. Uyuşturucu kullanımında aşırı doz alımına bağlı olarak zehirlenme ve ölüm olayı görülebilir.Aşırı doz al? ?ndığında başlangı çta husursuzluk,sesli ve ışıklı uyarıcılara karşı aşırı tepki görülür. Hallüsinasyonlar, terleme, bulantı ve kas krampları meydana gelir. İdrar ve dışkı kontrölü kaybolur. Solunum düzensizleşir.Kalp atımı ve kan basıncı düşer. Titremelerle baygınlık, koma ve ölüm meydana gelir.
Uyuşturucu bağımlılığı erken dönemde yakalanıp tedavi edilemez ise kişiyi ölüme sürükleyen bir alış kanlıktır.

C) Uyuşturucu Bağ ımlılığı nın Tedavisi
Uyuşturucu bağımlı lığının tedavisinde önemli iki nokta vardır:
  • Bağımlılı nın kendisinin tedavi olmaya ve bağımlılıktan kurtulmaya istekli olması.
     
  • Bağımlılığın erken teşhis edilerek tedaviya başlanması.
    Uyuşturucu madde bağımlı sı istekli ise tedavi şansı son derece yükselmektedir.Aksi halde zorlamayla kişileri bağ? ?mlılıktan kurtarmak mümkün değildir. Bağımlının kalı cı organ hasarları, ağır ruhsal problemler oluşmadan teşhis edilmesi tedaviyi kolaylaştırmaktadır.Erken teşhis edilemeyen vakalarda tedavi uzamakta ve iyileşme süreci gecikmektedir.
    Uyuşturucu madde bağ? ?mlılığı nın tedavisi:Uyuşturucu madde bağımlılığının tedavisi, tedavi ve rehabilitasyon olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilir.
     
  • Tedavi aşmasında kişi bağımlı olduğu maddeden uzaklaştırılarak yoksunluk belirtileri ile savaşılı r.Vücut organlarında meydana gelmiş hasarlar tedavi edilir. Bu safhada bağımlı hastanede gözlem altında tutulmalıdır.Yoksunluğa bağ lı geçirdiği krizler son derece tehlikeli olabilir.Bu yüzden ölüme ve intihar giriş imlerine sık rastlanı r.Vücuttan toksit madde uzaklaştırılıp yoksunluk belirtileri kaybolduktan sonra ikinci aş amaya geçilir.
     
  • Rehabilitasyon aşamasında kişilerin ruhsal problemleri çözümlenmeye çalı? ?ılır. Tekrar iş gücü kazandırılarak çal? ?şabilecek ve topluma yararlı olacak hale getirilir.Sağlığa zararlı bu alı şkanlıklar yerine olumlu hobiler kazanması sağlanır. Kötü arkadaş çevresinden uzaklaşmasına ve kendine destek olacak kişilerle bir arada olmasına çalışılı r.Sağlığa zararlı alışkanlıkların tedavisi için hastanelerin psikiyatri bölümlerine veya bu konularla özel olarak ilgilenen gönüllü kuruluş lara baş vurmak gerekir.
     
  • Sağlığa zararlı alışkanlı klardan korunmak, bu zararlı alışkanlıkların tedavisinden çok daha kolaydır. Bu alışkanlıklardan korunmak için alı nması gereken önlemler ve aileye, devlete, medyaya düşen görevler;

    1. Aileye Düşen Görevler
    Uyuşturuculardan korunmada en büyük vazife aileye düşmektedir. Aile toplumun temel çekirdeğidir. En başta anne ve baba, çocuklara örnek olmalıdır. Çocuklar, her türlü s? ? kıntılarını ve problemlerini öncelikle anne ve babalarına açabilmelidirler. Problemlerin ilk defa aile büyüklerince değerlendirilmeleri şarttır.
    Bu konuda gençlerimizin dikkat edecekleri noktalara gelince;
    • Gerek sevgiyi ve mutluluğu muhakkak ki kendi yuvalarında aramalı dırlar.
    • Kötü arkadaş guruplarından uzak durmaları gerekir. Böyle kişiler davranışlarından, hareket ve sözlerinden anlaşılır.
    • Boş zamanları en iyi ş ekilde (okumak, kültürel ve diğer faydalı faaliyetlerde bulunmak gibi meş guliyetlerle) değerlendirmelidirler.
    • Yine gençlik dönemi ; halk arasında söylendiği ş ekliyle "delikanlı l? ?k" devresidir. Bu yaşlarda kişilik icab? ?, gelecek için her an problem oluşturabilecek hareketlere girilebilir, kararlarda isteksizlik olabilir. Gençler bu hususu daima göz önünde tutmalı büyüklerin uyarıları nı dikkate almalıdırlar.
    Son olarak gençlerimizi uyu? ?turucunun içine çeken alt kültürden bahsetmek istiyorum. İçki uyuşturucu, kumar, ? ?ans oyunları, sap? ?klıklar, fuhuş evden kaçma gibi faaliyetlerin tümünü besleyen, ortaya çıkaran ortama "Uyuşturucu Kültürü" adını veriyoruz. Zararlı alış kanlıkların temelinde bu vardır ve bunu önlemek uyuşturucu kültürüyle mücadeleye bağlıdır.
    Bu kültürün filizlendiği birahane, pub, diskotek, kahvehane, kumarhane, meyhane ve benzeri yerlerden uzak durmalıdır.
    Bira ve "alkolsüz" denilen bira, alkolizm ve uyuş turucu batağının başlangıç basamağıdır.
    Yine milli manevi değerlerimiz, yüzyıllardan beri nesilden nesile intikal eden geleneklerimiz uyuşturucu kültürünün panzehiridir. Bu değerlere sarı lmak zorundayız.
     
  • RankRankRankRankRank
    Yorum Yok.
    Ziyaretçilerimiz
    Merhaba Ziyaretçi
    » IP: 38.107.179.241
    Kullanıcı Adı
    Şifre
    Şifremi Unuttum
    Kayıt

    En son 5 Kullanıcı
    aliihsan0303 nurihoca03 fatma bruzai mk_mehmet

    Online Kişiler
    7

    Online Kullanıcılar
    0

    Online Ziyaretçiler
    7
    01:  United 

states Google spider
    02:  Unknown 180.76.x.x
    03:  United 

states 38.107.x.x
    04:  United 

states 38.107.x.x
    05:  United 

states 38.107.x.x
    06:  United 

states 38.107.x.x
    07:  United 

states 38.107.x.x

    » Çoğul
    1666397
    » Tekil
    303183
    Son Hazırlananlar
    Dostlarımız
    COPRİGHT 2007 Tüm Hakkı Saklıdır