Hangi Bitki Ve Baharatlar Nerelerde Kullanilir... Adaçayı
Ballıbabagillerden kokulu bir bitkidir.
Bütün Avrupa
ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde
de çokça
yetişir. Tüylü ve beyazımsı bir
renkte olan yapraklarının
kurusu çay gibi haşlanarak içildiği
gibi, et yemeklerine koku ve
lezzet vermek için de kullanılır.
Özellikle karaciğer,
ördek, kaz, tavuk ve av hayvanlannın kı
zartmalannda çok hoş
bir koku ve tat verdiği için kullanılir.
Avrupa ülkelerinin mutfaklannda
kızarmış patateslerin, hamurlara koyulan
yağların kokulandınlmasında,
salamuralarda, etlerin dinlendirilmesinde
çok kullanılır.
/Anason
Maydanozgillerden bir yıllık bir bitkinin
tohumudur. Yurdumuzda ekimi
çok yapılan anasonun anayurdu Mısı
r'dır. Anasonun
tohumlan çok küçük,
yeşilimsi, tatlı ve
bahaflı olur. Ülkemizde hamur işlerinde, rakıcılıkta,
gevreklerde,
çöreklerde kullanılır. Avrupa'da anasonlu
likör
ve meşrubat da yapılmaktadır. Çin'de ve
Vietnam'da
yetişen " yıldızanasonu " ise manolyagillerden
yaprakları
nı dökmeyen bir ağaçtır. Tadı ve kokusu anasona
benzediğinden bu ad verilmiştir.
*Ardı
ç
Kozalaklılardan, yaz, kış yapraklarını
dökmeyen, güzel kokulu, siyahımsı kahverengi, yuvarlak yemi?
?leri
bulunan bir ağaççıktır. Yemişlerinden hekimlikte
kullamlan bir
cins esans da çıkarılmaktadır. Genellikle av ve
kümes hayvanlan
etlerinin pişirilmesinde, dinlendirilen etlerde kullanı
lmaktadır. Ardıç başta
cin olmak üzere çeşitli
alkollü içkilere koku ve tat
vermek için kullanılır.
Ülkemizde de "
tükenmez " adıyla anılan ve
çeşitli meyvelerden yap?
?lan içeceğin de mayalanması ve
hoş bir koku kazanması için
ardıç konur.
*Benmari
İçi sıcak su
dolu başka bir kabın içine oturtarak piş
irmek
*Biber
Patlıcangillerden,
ülkemizde bol
yetişen, aynı adla anılıp tazeyken yeşil ve
çoğu zaman acı
meyveleri olan bir bitkidir. Ülkemizde başlıca ?
?u cinsleri yetişir:
Sivri biber, sulak yerde yetişirse tatlı olursa da,
genellikle acıdır.
Tazeyken yeşildir. Fazla olgunlaşırsa veya güneşte
kurutulursa kı
zarır.
Çarleston biber, sivri biberden daha kalın,
daha etlidir
genellikle tatlıdır.
Domates biberi, domatese benzer, yayvan
yapıl?
?dır. Rengi kırmızıdır, ama acı değildir.
Dolmalık
biber,
yeşil ve sarı cinsleri vardır. Dolmalık biber de fazla olgunlaşınca veya
güneşte kurutulunca kızarır.
Paprika, ülkemizde
kırmızıbiber, Avrupa'da Paprika diye amlan bu cins biber tazeyken bile kı
rmızıdır ve genellikle çok acıdır. Macarlann
ünlü
gulaş ve benzeri yemeklerinde kullandıklan biber budur.
Bütün
biberler kurutulup kırmızı bir renk aldıktan sonra tuz
durumuna getirilir, buna
" kırmızıbiber " adı verilir ve
" çok acı
", " acı ", "
az acı " ve "
tatlı " olarak ayrı ayrı satılır.
Kırmızı renkli domates biberinden
" biber salçası
" yapılır. Biber salçası
Güney Anadolu'da
çok kullanılmaktadır. Bazı
bölgelerde güneşte
kızarmış tatlı biberlerden de biber
salçası yapılmaktadır.
*Biberiye
Ballıbabagillerden,
Akdeniz çevresinde bol yetişen bir bitkidir.
Ülkemizdeki dağlarda
da yaygın olarak görülen bu bitki yaz,
kış yeşildir. Daha
çok sıcak bölgelerde yetişir. Soğuk
yerlerdeyse, kışın
üstünün örtülmesi
gerekir. En iyisi
evlerde bir saksı içinde yetiştirmektir. Böylece her
zaman el
altında bulundurmak mümkün olur.
Küçük, kalınca, ensiz ve kokulu olan yaprakları av
ve
kümes hayvanlarının etlerinden yapılan yemeklerde diğer et
yemeklerinde
ve soslarda hoş bir koku vermesi için kullanılır.
*Cevz-i bevva
Ülkemizde
bazı
baharatçılar buna " küçük
hindistancevizi " demektelerse de bildiğimiz hindistanceviziyle bir ilgisi yoktur.
Hindistancevizi hurma cinsinden, bir tropikal bölge yemişidir. Cevz-i bevvaysa,
s?
?cak bölgelerde yetişen ikiçeneklilerden bir ağacın fı
ndık ve
ceviz arasında bir büyüklükteki yemişidir.
Rendelenerek toz
haline getirilir ve genellikle tavalarda, beşamel soslarda, et, dolma ve
sarmalarda kullanı
lır. Fazlası zararlı olduğundan, özellikle de beyni ve
sinir sisteınini
etkilediğinden cevz-i bevvayı yemeklerde çok az (sivri
uçlu bir b?
?çağın ucunda duracak kadar) kullannıak gerekir.
*Defne
Yapraklarını
dökmeyen bir ağ
aç olan defne ağacının kurutulmuş
yaprakları baharat olarak kullanı
lır. Akdeniz ülkelerinde çok
rastlanan defne ağacı
güneşli ve kuytu yerlere dikilmesi şartıyla
Doğu Anadolu
Bölgesi' nde de yetiştirilebilmektedir. Yapraklan
çok
güzel kokulu olduğundan Türk mutfağında ve
diğer ülke
mutfaklarında çok önemli bir yer
tutmaktadır. Defne yaprakları
çeşitli balık, et, kümes ve av
hayvanlannın etlerinden yapılan
yemeklerde, soslarda kullanıldığı gibi bazı
turşulann ve konservelerin de
önemli malzemesidir. Avrupa' da
zeytinyağında konserve edilen
mantarlarınn içine mutlaka
birkaç defneyaprağı konulur.
*Dereotu
Maydanozgillerden, iplik
biçiminde yapraklan
olan bir bitkidir. Güzel kokusu nedeniyle cacık,
çiroz salatası
gibi bazı salatalarda ve zeytinyağlı birçok
yemekte, böreklerde
çiğ ve pişmiş olarak kullanılır. Sindirimi
kolaylaştırıcı bir
bitkidir. Türkiye' de ve Akdeniz
ülkelerinde çok
yetişir.
*Fesleğen
Ballı
babagillerden yapraklan çok keskin ve
güzel kokulu olan yıllık
bir bitkidir. Anayurdu Hindistan'dır. Akdeniz
ülkelerinde ve
ülkemizde süs bitkisi olarak
bahçelerde, özellikle
de saksılarda yetiştirilmektedir. Fesleğen
Türk Mutfağı' nda pek
fazla kullanılmaz. Ama Avrupa
ülkelerinde domates salçasında,
türlü soslarda,
çorba ve salatalarda çok
kullanılmaktadır. Pek çok
türü bulunan bu bitkinin
yapraklan yıkandıktan sonra maydanoz gibi
kullanılır.
*Frenk Maydanozu
Maydanozgillerden kırlarda
kendiliğinden yetişen bir yıllık bitkidir. Boyu 40
cm' ye kadar ulaşan frenk
maydanozunun anayurdu Avrupa'dır. Maydanoz
gibi kokulu yapraklarından
yararlanılır. Kızartmalara, soslara ve salatalara hoş bir
tat verir. Kıvırcık
olan yapraklarından servis tabaklannın süslenmesinde
de yararlanılır.
*Hardal
Turpgillerden bir bitkidir.
Bu bitkinin sert ve yakıcı bir madde taşıyan tohumu
un durumuna getirilir ve
sirkeyle karıştırılarak macun kıvamında bir karış?
?m yapılır. Bu
karışım özellikle ızgara etlerin yanında ve bazı
soslarda kullanı
lır. Hardal toz halinde bazı yemeklerde de kullanılır.
*Kakule
Zencefilgillerden, sıcak
iklimlerde yetiş
en kokulu bir bitkidir. Kakulenin baharat olarak kullanılan tohumları
mercimekten
küçük ve beyazımsı bir renktedir. İştah
açıcı, mide bozukluklarını giderici ve gaz
söktürücü özelliği vardır. Bu
nedenle
hem baharat, hem de ilaç olarak kullanılır. ABD'de
güzel
koku vermesi için çikletlere de kakule katı
lmaktadır.
*Karabiber
Karabibergillerden, zeytinsi
meyvelerinin taneleri yuvarlak, yapraklan
yürek biçiminde tırmanı
cı bir tropikal bölge
bitkisidir. En çok Güney Asya'da
ve Endonezya'da
yetişir. Kuru ve siyah tanelerinin baharlı ve acı bir tadı
vardır. Hemen hemen
her türlü yemeğe bütün
olarak veya
dövülmüş toz durumunda koymak
mümkündür. Ancak mideye zararı olduğundan, midesi
rahatsız olanlar karabiber kullanmaktan kaçınmalıdırlar.
Karabiber tane veya toz halinde satılır. Tane karabiber alıp, kullanı
lacağ
ı zaman çekip toz haline getirmek ve taze taze kullanmak daha doğ
rudur.
Böylece karabiberin keskinliği kaybolmaz. Ülkemizde pek
bilinmemesine
karşın Avrupa'da karabiberin beyazı, yani " beyaz
biber " de
çok kullannılır. Karabiber, bu tırmanıcı
bitkinin iyice olgunlaşmam?
?ş meyvelerinin, güneşte veya çok
hafif bir ateşte kurutulması
yla elde edilir.
Beyaz biber ise, aynı bitkinin
iyice olgunlaşmış
meyveleridir. Bu taneler bir süre deniz suyunda veya
kireçli suda
bekletilir. Sonra kabuklan soyulup içi kurutulur. Beyaz
biber, karabiberden daha
keskin kokuludur.
*Karanfil
Yaz,
kış yeşil bir bitki olan karanfil
mersingillerdendir. Hindistan, Filipinler ve Afrika'da
yetişir. Bu bitkinin koyu renkli,
küçük çivi
biçimindeki tomurcuklan
kurutulur ve öğütülerek
toz haline getirildikten sonra veya
dövülmeden tane olarak kullanılır.
Genellikle kompostolarda,
bazı tatlılarda, şerbetlerde, keklerde, dondurmalarda, bazı
sos ve yemeklerde
kullanılır. 2-3 tane dövülmemiş karanfil 3-4 litre
et suyuna hoş
bir koku vermeye yeter. Karanfilin pastacılık ve şekerlemecilikte de
önemli bir yeri vardır. Bazı Anadolu köylerinde, çaya
da
bir karanfil tanesi atarak bambaşka bir tat ve koku verilir. Karanfil bitkisinin
tohumlarından
ilaç yapımında kullanılan karanfilağı da
çıkarılır.
*Kekik
Ballıbabagillerden,
yaprakları küçük ve
karşılıklı,
çiçekleri beyaz, pembe veya kırmızı ve
başak durumunda
olan kokulu bir bitkidir. Genellikle sıcak, kuru ve taşlık
topraklan sever,
ülkemizde çok yetiştirilir. Etlerin, ızgaralann,
sebzelerin, haş
lanmış balıklann ve salçaların kokulandınlmas?
?nda kullanılır.
Ülkemizin bazı bölgelerinde, özellikle
çorbalarda
nane gibi kekik de bol bol kullanılır.
*Kereviz
Maydanozgillerden, kökleri ve
yapraklan sebze olarak kullanılan
kokulu, baharlı bir bitkidir. Yapraklı ve
kök olarak iki çeşidi
vardır. Kök kerevizinin
kökleri iri olur. Yaprak kerevizinin
kökleriyse, yok denecek kadar
küçüktür.
Hem ülkemizde hem de
Avrupa'da bu bitkinin köklerinden ve
yapraklarından çok
yararlanılmaktadır. Genel olarak pişirilerek yenir.
Bazı Avrupa
ülkelerinde yapraklan çiğ olarak da kullanılmaktad?
?r.
Ülkemizde yetiştirilen kök kerevizler iki cinstir: " San
kereviz " ve " Odesa kerevizi ". Bunlardan ı~ıakbul
olam
" Odesa kerevizi " dir.
*Kimyon
Maydanozgillerden kokulu bir bitkidir. Anayurdu Akdeniz
Bölgesi olan
bu bitkinin tohumları yarım santimetre uzunluğunda ve esmer
-san reııktedir. Keskin
kokusu ve tadıyla çok bilinen ve kullanılan bir
baharattır. Genel olarak toz
halinde kullanılmaktadır. Ülkemizde
köfte yaparken içine
kimyon katılır. Sucuk yapımında da
kimyonun önemli bir yeri vardır.
İtalyanlar aperitifler ve ikram ettikleri bazı
tuzlu bisküvilerin hamuruna kimyon
katarlar. Hollandalılar ise kendilerine has
bir peyniri kimyonla kokulandınrlar.
İçine kimyon katılarak yapılan
Alsace sosisi de tıpkı Türk
sucuğu gibi
ünlüdür. Almanya'nın bazı
bölgelerinde yapılan kimyonlu ekmekler de bütün
dünyada bilinmektedir. Avrupa'da çok beğenilen
Kümmel likörü de kimyonludur. Kimyon tek başına
kullan?
?ldığı gibi baharat kanşımlarının (mesela köri)
içine de
girer.
*Kişniş
Maydanozgillerden,
yaprakları maydanozu andıran ve kurutulmuş meyvesi
baharat olarak kullanılan bir
bitkidir. Minik, sarımsı kahverengi meyvelerinin kokusu
tazeyken pek hoş değildir. Ama
kurutulunca bu kokunun yerini insana ferahlık veren
hoş bir koku alır. Kişniş
genellikle şuruplarda, likörlerde, ş
ekerlemelerde kullanılmaktadır. Bu
tohumlann şekere bulanmasıyla yapılan
" kişniş şekeri "
ülkemizde olduğu gibi başka
ülkelerde de çok
ünlüdür. Kişniş
şekeri pastacılıkta çok
kullanılmaktadır. Türk mutfağ
ında kişniş bazı yemeklerde de
kullanılır. Bitkinin körpe yaprak ve
filizleri de çorba ve salatalara
doğranarak yenir.
*Lassi
Yoğurt,
su, şeker ile yapılan ayran
benzeri bir içecektir.
*Maydanoz
Küçük, ince
dilimli ve güzel
kokulu yaprakları olan bir bitkidir. Maydanozun iki
çeşidi vardır. Biri
" yaprak maydanoz ", diğeri "
kök maydanoz
" dur. Ülkemizde her iki çeşidi de
yetiştirilir.
Türk mutfağında olduğu gibi diğer ülkelerin mutfaklannda
da
maydanoz pek çok yemekte sıkça kullanılmaktadır. Tava
yemeklerinde servis tabaklannın süslenmesinde de maydanozdan
faydalanlı
r.
Maydanozlann saplan da kokulu ve lezzetli olduğundan,
saplarını da
yapraklanyla birlikte doğramak gerekir.
Kök
maydanozda ıtırlı
bir yağ bulunduğundan bazı soslarda ve yemek sulannda bu
köklerden
yararlanılmaktadır.
*Mercanköşk
Ballıbabagillerden, yapraklan
küçük ve ı
tırlı bir saksı bitkisi olan
mercanköşk bazı bölgelerde
" merzengGş
" olarak da adlandınlır. Anadolu'nun bazı
bölgelerinde
yabanî mercanköşke de rastlanmaktadır.
Yabanî
mercanköşke " farekulağı " da denilir.
Ancak
"farekulağı " denilen ve cuhagillerden, tohumu kuşyemi
olarak
kullanılan bir başka bitkiyle kanştırmamak gerekir.
Mercanköşk, Türk Mutfağı'nda, olduğu kadar
Avrupa ülkelerinin mutfaklarında da çok kullanılan bir bitkidir.
Sindirimi kolaylaştıncı bir etkisi olduğundan, av etleri gibi sindirimi zor yemeklerde
mutlaka kullanılır.
*Nane
Ballıbabagillerden, yaprakları sapsız, çiçekleri
beyaz
veya menekşe renginde, ıtırlı, küçük bir
bitkidir.
" yabanî nane ", " Su nanesi ",
yeşil
nane " gibi çeşitli cinsleri vardır. Yemeklerde kullanılan
nane
" yeşil nane " dir. Yetiştirilmesi kolay bir bitki olan nane
ülkemizde olduğu gibi bütün Akdeniz ülkelerinde
çokça yetişir. Türk mutfağında nane
oldukça sık kullanılmaktadır. Çorbalardan, dolmalara kadar
pek
çok yemekte nane kullanılır. Avrupa ülkelerindeyse nane,
daha
çok fınnda ve tencerede pişirilen etler için hazırlanan
soslara
konulmaktadır. Bununla birlikte bazı haşlanmış sebze yemeklerinin de
üstüne serpilir.
*Rezene
Yakın zamana kadar " raziyane " adıyla tanı
nan rezene
maydanozgillerdendir. Yaprakları dereotuna benzeyen,
kökü de
sümbül soğanını andıran bu
bitkinin yemeği ve salatası
yapılır. " Denizrezenesi " adı
verilen türüyse,
deniz kayalıklannda yetişir. Kokulu bir bitki olan
denizrezenesi de kararezenesi gibi
maydanozgillerdendir.
*Roka
Turpgillerden yapraklan turp yaprağına
çok benzeyen bir bitkidir.
Gerek ülkemizde, gerek Avrupa'da
yaygın olarak yetiştirilmektedir.
Çiğ veya salata olarak, tava ve ı
zgarada pişirilmiş balık yemekleriyle
birlikte yenir. Bazı Avrupa
ülkelerinin mutfaklannda salatalara kanıştırı
ldığı gibi servis
tabaklannın süslenmesinde de kullamlır.
*Safran
Süsengillerden,
Akdeniz ülkeleı
~inde yetişen, baharda çiçek
açan
küçük bir bitkidir. Bu bitkinin
çiçekleri toplanır ve tepecikleri kurutularak kullanılır.
Yemeklere
san bir renk veren bu toz, zeytinyağında hiç erimez.
Böylece kanş
ık veya hileli olup olmadığını kontrol etmek
mümkündür. Akdeniz ve Doğu ülkelerine
tSzgü pirinç ve balık yemekleı~inde kullanılan safran,bazı
Balkan ülkelerinde ekmeğe katılır. Bazı yemeklere renk ve koku
vermek
için kullanılan safrandan zerde adı verilen tatlı yapılır.
*Sumak
Ülkemizin
bazı
yerlerinde " somak " diye bilinen baharatın ağacı sı
cak
biSlgelerde yetişir. Sakızağacıgiller familyasından
küçük bir ağaç olan sumağın kabuğu
hekimlikte, yaprakları dericilikte kullamlır. Mercimeğe benzeyen ve mayhoş bir
tadı
olan taneleriyse dövülerek baharat olarak kullanılır.
Bazı
türleri zehirlidir. Kebaplara ve bazı salatalara ekşilik vermek
için
kullanılan sumağın dövülmüş
taneleri, ince kıyı
lmış kırmızıbiberi andını:
*Tarçın
Defnegillerden olan
tarçın ağ
acının kabuğundan elde edilir. Güney Asya, Orta
Amerika ve
Brezilya'da yetişen bu ağacın kabuğu, içindeki
kokulu ve
uçucu bir yağdan ötürü baharat
olarak kullanı
lmaktadır. Kabukları dövülüp toz
haline getirildiğinde,
yağımn uçması sonucu kokusunu
çabuk kaybettiğinden
genellikle kabuk parçaları durumunda ve
cam kavanozlarda saklanır.
Tarçın, ülkemizde genellikle
sütlü tatlılarda ve
hamur tatlılarında, şekerlemelerde,
pastalarda ve bazı yemeklerde, boza, salep gibi
içeceklerde, hatta
kaynatılarak çay yerine kullanılmaktadır.
Avrupa ülkelerinin
mutfaklarındaysa soslara, bazı şaraplara, kremalara da
konulmaktadır.
*Tarhun
Doğu
Avrupa
ülkelerinde yetişen bileşikgillerden kokulu bir bitkidir. Yaprağının
çok baharatlı olmasından ötürü
salçalı et yemeklerinde, soslarda, yumurtalarda ve salatalarda
çok
kullanılır. Tarhun kanştınlmış sirkeyle yapılan
mayonezlerin kendine has bir
lezzeti ve kokusu olur. Tarhunlu sirke şöyle
yapılır: iki avuç
dolusu tarhun iyice yıkandıktan sonra bir şişeye
konur. Üzerine yarım
litre sirke boşaltılır ve 2-3 ay beklettikten sonra
süzülerek başka
bir şişeye aktarılır. Gerektikçe
kullanılır.
*Tere
Turpgillerden, yaprakları uzunca bir bitkidir. Bu
bitkinin yapraklan genellikle
çiğ ve salata olarak yenir. Servis tabaklannda
garnitür olarak da
kullaınlır.
*Turp
Turpgillerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri
salkım durumunda, meyvesi acımsı bir bitkidir. Etli olan kökleri yenir.
Türbun " karaturp ", " beyaz turp ",
" yabanî turp ", " kınmzı turp ",
" bayır turbu " gibi birçok çeşidi vardır.
Nemli toprakları sever. Beyaz turbun etli ve sulu bir yumru durumunda olan
kökü, kabuğu soyulup rendelendikten sonra tuz, sirke ve
zeytinyağı
yla karıştırılarak salata olarak yenir. Ancak rendelendikten sonra
suyunun
süzülmesi gerekir. Bazı Avrupa mutfaklarında beyaz
turbun
kökü çeşitli soslarda da kullanılır. Karaturp
da beyaz
turp gibi salata olarak yenir. İri bir fındık
büyüklüğ
ünde veya körpe
küçük
havuç gibi uzun biçimde
olan kırmızı turp rendelenmez.
Üstü hafıfçe
kazınıp, iyice yıkandıktan sonra
bütün olarak veya ikiye
bölünerek salatalara konur ve
öyle yenir. Kırmızı
turp aynı zamanda servis tabaklarının
süslenmesinde de kullanılır.
Turbun her türlüsü
çiğ yenir.
*Vanilya
Salepgillerden,
çiçekleri beyaz ve kokulu, tırmanıcı
küçük bir bitkidir. Genellikle Orta ve Güney
Amerika
ve Madasgaskar'da yetişen bu kalın ve etli bitkinin meyvesi iyice
olgunlaşmadan
toplanır ve gölgede kurutulur. Baharat olarak kullanılan
bu meyve kuruduğ
unda buruşur, esmer bir renk alir ve kokusu artar. Kurutulduktan
sonra
dövülerek toz haline getirilen vanilya, genellikle
sütlü
tatlılarda, dondurmalarda, pasta ve şekerlemelerde
kullanılır. Meksika'da ve
bazı Avrupa ülkelerinde
çeşitli likörlere de konulur.
*Yenibahar
Mersingillerden ABD'nin
sıcak
bölgelerinde yetişen bir bitkinin tohum şeklindeki
küçük meyvesidir. Bu meyveler kurutulduktan sonra
öğütülür ve çeşitli yemeklerde
baharat
olarak kullanılır.
*Zencefil
Zencefılgillerden sıcak bölgelerde yetişen, güzel
kokulu
bir bitkidir. Genellikle Güney Asya, Orta Amerika ve Brezilya'da
yetiş
mektedir. Bitkinin kokulu köksapları kurutularak toz durumuna
getirilmesiyle
baharat elde edilir. Köksaplardan hekiınlikte kullamlan bir
tür yağ da
çıkanlmaktadır. Aynca taze köksaplar
pişirilerek yenir. Daha
çok şerbet, meşrubat ve likör yapı
mında kullanılmaktadır.
Uzakdoğu ülkelerinde çay, kahve,
ıhlamur gibi içeceklere
de zencefıl katılır. Zencefıl "
beyaz " ve " esmer
" olarak iki
türlüdür. Köksaplar kurutulurken
kabuklanndan
aynlmazsa elde edilen zencefıl esmer, kabuğu ayıklanan ktSksaplardan
elde edilen
zencefıl ise beyaz olur.
*Zerdeçal
Zencefılgillerden, yapraklan sivri
uçlu, çiçekleri san renkte bir bitkidir. Bu bitkinin
sapları
ndan safranı andıran boyalı bir madde çıkanldığı
için
buna " Hint safram " da denir. Safran pahalı
olduğundan genellikle
zerde yapımında safran yerine zerdeçal kullanı
lır. Et, balık ve
yumurtalı yemeklere katılan zerdeçal hardal hazı
rlamakta da kullanılı
r. |